Dünya Kız Çocukları Günü (11 Ekim 2026)

Bugünün temel amacı, kız çocuklarının cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldığı eşitsizlikleri görünür kılmak ve küresel farkındalık yaratmaktır. Eğitim hakkı, beslenme, yasal haklar, kadına yönelik şiddet ve zorla evlendirme gibi konular bugünün odağındadır.

Eki 12, 2026 - 12:14
Güncellendi: 24 gün önce
0 0
Dünya Kız Çocukları Günü  (11 Ekim 2026)

Dünya Kız Çocukları Günü

(11 Ekim 2026)

Dünya Kız Çocukları Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 2011 yılında ilan edilmiş ve 2012’den itibaren dünya çapında kutlanmaya başlanmıştır.

Bugünün temel amacı, kız çocuklarının cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldığı eşitsizlikleri görünür kılmak ve küresel farkındalık yaratmaktır. Eğitim hakkı, beslenme, yasal haklar, kadına yönelik şiddet ve zorla evlendirme gibi konular bugünün odağındadır.

Kız çocukları, bireysel gelişimlerine katkıda bulunmakta ve toplumun daha adil, güçlü ve sağlıklı olmasına katkıda bulunmakta. Eğitim, kız çocuklarının yaşam becerileri ve özgüvenleri üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır. Ayrıca, kız çocukları, toplumsal normlara meydan okuma yeteneği kazanarak ayrımcılığı teşvik eden kalıpların yıkılması için cesaret ve güç vermektedir.

Toplumları oluşturan, ayakta tutan ve toplumların gelişmesini sağlayan en küçük ve en önemli yapı taşı hiç şüphesiz aile kurumudur. Aile; anne, baba, çocuk ve aile büyüklerinin aynı çatı altında yaşadığı, çocukların maddi-manevi olarak büyüdüğü/geliştiği, huzur bulduğu ve hayatı öğrendiği bir sığınaktır.

18. yüzyılda ve 19. yüzyılın başlarına kadar baba, çocukların hatasını düzelten ve onlara ahlaklı olmayı öğreten bir konumdayken sanayileşme, kentleşme ve göç gibi toplumsal olaylardan etkilenen ailede, baba evi geçindirme görevine yoğunlaşmıştır. Anne her dönem olduğu gibi çocukların bakımı, evin işleri ve yemekle ilgilenirken baba çocuklarla ilgilenme kısmını dolaylı olarak sürdürmüştür.

Kadının çalışma hayatına girmesiyle birlikte dengelerde değişimler meydana gelmiştir. Çalışan kadın, evin kazancına destek sağladığı için ev içindeki iş bölümünde de paylaşımlar yapılmaya başlanmıştır. Aynı zamanda çalışma saatleri uzayan annelerin çocuğuyla yeterince ilgilenememesi, babanın çocukla daha fazla zaman geçirmesini de beraberinde getirmiştir.

Kız çocuğu, fıtratı gereği sevgi, ilgi ve şefkat ihtiyacını daha çok belli etmektedir. Ebeveynlerinden ve çevrelerindeki insanlardan bu sevgi ve ilgiyi görebilmek için adım atabilmektedirler. Kız çocuğu sevimliliğiyle, tatlı diliyle ve şirinliğiyle istediğine de kolayca ulaşabilmektedir.

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 28. maddesinde her çocuğun eğitim hakkı olduğu savunulur. Ancak dünya genelinde özellikle kız çocuklarının eğitime erişimi konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. 

Kız çocuklarının eğitime erişiminin sağlanması hem bireysel hem toplumsal gelişim açısından son derece önemlidir. UNICEF cinsiyet temelli eşitsizliklerin eğitime erişim konusunda yarattığı engellere ilişkin küresel düzeyde pek çok çalışmaya imza attı. Bu çalışmalar eğitimde fırsat eşitliği stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik detaylar sunar. 

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, 2012'den bu yana kız çocuklarının eğitim, eşitlik ve güvenli bir gelecek hakkını hatırlatıyor. Pek bilinmeyen bir ayrıntı var: Bugünün BM'de kabul edilmesinde Türkiye'nin de imzası bulunuyor. 

Bu Hikâye, 1995'te Pekin'de toplanan Dünya Kadın Konferansı'yla başlıyor. 189 ülkenin oy birliğiyle kabul ettiği Pekin Deklarasyonu, kız çocuklarının haklarını ayrı bir başlık olarak ele alan ilk uluslararası metin oldu.

Yardım kuruluşu Plan International, Dünya Kadınlar Günü'nün de Çocuk Günü'nün de kızların yaşadığı sorunları yeterince görünür kılmadığını savunarak kızlara özel bir gün için kampanya başlattı.

Bu çağrıyı 2011'de Kanada hükümeti sahiplendi. Asıl ilginç ayrıntı ise BM kayıtlarında saklıdır.  Karar taslağı 21 Kasım 2011'de Genel Kurul'un 3. Komitesi'ne Kanada tarafından, diğer ana sunucular Türkiye ve Peru adına getirildi ve oylamaya bile gerek kalmadan kabul edildi.

Genel Kurul, 19 Aralık 2011'de aldığı kararla 11 Ekim'i resmen Dünya Kız Çocukları Günü ilan etti. İlk kutlama 2012'de çocuk yaşta evliliklere son verilmesi temasıyla yapıldı. 2026'da da tema yeniden bu konuya ve kızların haklarına yatırım yapılmasına odaklanmıştır.

 

 

 

 

 

Atatürk, çocuklar ile ilgili olarak şu sözleri de söylemiştir:

"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz."

"Çocuklar, milletimizin geleceğidir. Onları en iyi şekilde yetiştirmek, en önemli görevimizdir."

Bu sözler, Atatürk'ün kız çocukları ile ilgili olan sevgisini ve onlara verdiği önemi vurgulamaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar: https://www.bing.com/, https://www.gonuldergisi.com/, https://www.tumyadvakfi.org/, https://onedio.com/, https://www.novakidschool.com/, https://sozleri.co/, Ali Yurtseven Kültür ve Tarih Yazıları

Ali YURTSEVEN

11.10.2026

 

 

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Sinirli Sinirli 0
Ali Yurtseven

Ali YURTSEVEN Ben 1967 yılında Ankara da doğdum. Aile Büyüklerimiz ve Dedelerimiz Balkanlardan (Babamlar Selanik-Makedonya Üsküp ve Ohri, Annemler Kosova İpek Şehrinden) 1950 yılında Türkiye’miz yani Ana Vatanımıza gelmişlerdir. Göçmen bir ailenin evlatlarıyız. Eğitim Dönemim Ankara da geçti. Üniversite eğitimimi Eskişehir Anadolu Üniversitesi İkt. ve İd. Bil. Fak İktisat Bölümünde tamamladım. Daha sonra iş hayatım başladı. Devlet işinde 30 yıllık bir çalışmadan sonra yönetici (şube Müdürü) olarak emekli oldum. Ailemle birlikte Ankara da yaşamakta olup, evliyim ve iki tane çocuğum vardır. Kendimi bildim bileli doğa ile uğraşmayı, yürüyüş yapmayı, tarihi yerler ile müzeleri gezmeyi, kitap okumayı, gerçek olaylara dayanan öyküler yazmayı, gözlem yapmayı, fotoğraf çekmeyi ve defterime küçük ve kısa yazılar ile notlar almayı yaparım. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı İLESAM, GESAM Meslek Kuruluşları ile Türkiye Yazarlar Birliği, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş birliği Derneği Bal-Des üyesiyim. Ayrıca hem kurumumda çalışırken hem de Başkent Üniversitesi Bedam Enstitüsünden Koçluk Eğitimi programlarını bitirdim. Yaratıcı yazarlık, Şiir ve Öykü yazarlığı konularında akademik sertifika program eğitimi aldım. Yayınlanmış Hüznü Kıran Umutlar adlı şiir kitabım ile Sabahın Kokusu adlı Hikâye kitabım mevcuttur. Yeni kitabım bu yıl sonuna kadar yayınlanacaktır. Edebiyat, Sanat ve Profesyonel Koçluk konularında yayınlanmış makale ve yazılarım ile seminer ve atölye çalışmalarımda devam etmektedir. İç yolculuğumda çıktığım yolda kendime Şair/Yazar/Profesyonel Koç ve bir bütün olarak Mentor diyebilirim.

Yorumlar (0)

User